TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN 95. YILI

.

CUMHURİYET UMUTTUR


Insan yaşamında 95 yıl uzun bir süreç olsa da, ülkeler tarihinde daha başlangıç sayılır. Osmanlının altıyüz yıllık monarşisinden, Gazi Mustafa Kemal’in ileri görüşlülüğü ile demokrasiye geçişimizin, daha başlangıcındayız, demek ki.
İyi bir başlangıçtan sonra, karşı devrim sürecinin de içine düşmüş bulunuyoruz. Belki gelecekte daha da zor koşullarla karşı karşıya kalınabilir. Bu bir güçler çarpışmasıdır. Eninde sonunda insanlık, kendisine yakın ve yararlı olanı bulacaktır. O da bir nefes almak kadar önemli olan, cumhuriyet ve erdemleridir.
Tek yapılması gereken, umudu ve direnci yitirmeden, geri adım atıp, yılgınlığa kapılmamaktır. Belki de kırılma noktası orası olacaktır. İsmet Paşa’nın da dediği gibi “savaşı, meydanı en son terk eden kazanır“. Biz hiç bir zaman, ilk terk eden olmayacağız.


HDF Genel Yönetim Kurulu

NSU DAVASI BİTTİ, YA IRKÇILIK?

.

Beş yıldan daha uzun zamandır devam eden NSU davası bitiyor. Mahkemenin vereceği cezanın sadece burada yargılananlara değil, içinde ırkçılık taşıyan herkese ders olmasını umuyoruz.
Bu yargılamanın sonucundaki beklentilerimiz:

  • Bu davaların başlangıcından sonuna kadar cinayetlere önyargılı bakan (dönerci cinayetleri veya uyuşturucu mafyası) emniyet güçlerinin de cezalandırılmaları.
  • Bu cinayetleri işleyenlerin dışında, devlet kurumlarındaki ırkçı uzantılarının, nerelere kadar gittiğinin toplumla paylaşılması.
  • Bu ülkede yıllardan beri yaşayan veya canlarını kurtarmak için kendilerine sığınacak bir yer arayan, sığınmacıların üzerinden utanç verici politikaların önüne geçilmesi, ırkçı girişimlerin cezalandırılması.
  • Almanya’nın bir göçmen ülkesi olduğunun artık anlaşılmış olması. Bu ülkenin ekenomisine, kültürüne, toplumsal yapısına yıllardan beri katkı veren göçmenlere, Alman devletinin artık gereken önemi ve güvenliği sağlaması.

HDF Genel Yönetim Kurulu

 

1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı

.

EMEK KURTULURSA, DÜNYA KURTULUR

Dünya üzerinde yaşayan yaklaşık sekiz milyar insandan, ufak sermaye grubunu çıkarırsak; geri kalan çok büyük çoğunluk, sadece kendi emeği ile yaşamını sürdürebilmeye çalışmaktadırlar. Yine küreselleşme yalanı asıl emek sömürüsünü küreselleştirmiştir.
Kapitalizm günümüzde sömürü düzenini devam ettirebilmek için, ya ucuz emeğin olduğu yerlere sermayesini taşımakta, ya da yoksul ülkeleri savaştırıp, ucuz emeği kendi ayağına sığınmacı olarak, seçerek almaktadır. Sonuç olarak, emek daha ucuza alınıp satılırken, şimdilik sermaye de sömürü düzenini sürdürüyor.
Kapitalizmin tüm bu sinsi tuzaklarının önüne ancak sendikal örgütlenmelerle geçilebilir. Ancak ortak mücadele ile emeği özgürleştirebiliriz. Dünya’ya barış da, emeğin gerçek değerini bulup, özgürleşmesiyle sağlanacaktır.
Dünya işçilerinin “çok kültürlülük, eşitlik ve dayanışma” mücadelesinde buluşması dileklerimizle, tüm emekçilerin 1 mayıs işçi bayramını yürekten kutluyoruz.

HDF Genel Yönetim Kurulu